Kategoriler
Kişisel

“Kendi Gerçeğine Uyanmak” Günaydın :)

Hiç hayatınızda köklü bazı değişikliklerin zamanının geldiğini ama neyi nasıl yapacağınızı bilmediğiniz oldu mu? Evet evet.. Eşinizden ayrılmak, işinizi değiştirmek, okulu değiştirmek vs vs gibi yaptığınız şeylerden tatmin olmamak ama tatmin olduğunuz şeylerin hayatınızı ve sorumluluklarınızı devam ettirmek için yeterli olamayacağı hissinden bahsediyorum.

Peki bu his her geldiğinde sanki ilk defaymış gibi endişelendiğiniz ve gölge yanınızda pusuda bekleyen yetersizlik, çaresizlik, bağımlı olmak, yoksunluk, değersizlik gibi duygu ve düşüncelerinizi tetiklediği oldu mu? Evet evet.. Eşinizden ayrılırsanız düşeceğiniz yalnızlık ve boşluk, işinizi değiştirirseniz bu mantıksız kararınız nedeniyle aile ve dostlarınızdan alacağınız eleştiriler, hele birde eskaza başarısız olursanız hissedeceğiniz aşağılık duygusu, durumun sebep olacağı maddi zorluklar, “hayalinin peşinden gitmek” gibi ispattan yoksun bir motto ile yaşama güvensizlik, garanticiliği bırakamamak gibi hislerden bahsediyorum..

Peki bütün bunlara rağmen bugün korkunç gelenin birgün olacağını içten içe bildiğiniz oldu mu? Her gün zorla gittiğiniz işinizden siz istifa edemesenizde birgün oradaki işinizin bir şekilde son bulacağını hissettiğiniz, ilişkideki mutsuzluğunuzu ve doyumsuzluğunuzu ifade edemediğiniz eşinizle birgün bir şekilde yollarınızın ayrılacağını bildiğiniz vs vs…

Eğer bunlar olduysa, size iyi bir haberim var 🙂 Kendi gerçeğinize uyanıyorsunuz.

Sizi bilmem ama ben bu kavramın son yıllarda farkına vardım. Herkesin  büyüdüğü ailede, doğduğu coğrafyanın kültüründe öğretildiği şeylere inandığı ve kendi inandığı doğruların dünyanın geri kalanı için mutlak doğru olduğunu sandığı bu dünyada..

Uyandım! Uyandık!

Aslında herkesin kendi doğruları olabileceğine, 7 milyar insanın 7 milyar farklı dünyası olduğuna.. Herkesin dünyasını kendi inançlarının oluşturduğuna uyandım, uyandık! Ve en güzeli de bunun doğal olduğuna.. İnandığımız şeyleri aslında farkında olmadan öğrendiklerimizle özümsediğimizi, kendi özgür bilincimiz ile sorguladığımızda herşeyin bize öğretilenden çok farklı  olduğuna uyandım, uyandık! 5 duyumuzun ötesindeki sezgilerimize, düşünce gücümüze, kendi bilişimize güvenmeye, enerjimizi hissetmeye/kontrol etmeye ve bizi yönlendirenlere, en önemlisi korkuya “dur” demeye uyandım, uyandık! Bir başkası gibi olmak yerine, kendi eşsizliğimizi ifade etmeye uyandım, uyandık!

Kendi gerçeğinize uyandığınızda aslında hayatın çabalamadan, endişelenmeden, mücadele etmeden, sadece içinizden gelen şeyleri, sadece içinizden geldiği kadarı ve şekliyle yaptığınız hafif,  mutlu ve tatmin edici bir hayatımız olabileceğine uyandım, uyandık! Şimdi dünya bunun pratiğini yaptığımız bir oyun alanına dönüştü.. Evet evet.. Burası bir oyun alanı. Tabi isteyen bir eziyet alanı olduğuna inanmaya devam edebilir 🙂 Her durumda hepimiz için herşey yargısızca, sınırsızca uygundur. Buna da uyandık 🙂

Ben uyandım, biz uyandık! O nedenle bugün içimden kocaman bir “Günaydın!” demek deldi. Uyanan herkese.. 🙂

Sevgiyle,

Yogini Hande

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir