Kategoriler
Kişisel

Yüksek Benlikle Sohbetler 1 “Nasıl?”

Aşağıda okuyacaklarınız bir ruhun yüksek benliği ile olan  diyaloğudur. Gelip benim kalemimden dökülendir..  Kalem sihirli değildir. Sadece anlıyorum ki herkesin kalemi mürekkebi ile buluşmayı beklemektedir.. Mürekkebe bandım, bir soruyla başladım.. Cevaplar aşağıda:

Nasıl?

– Yolu sen bulacaksın. Herşey senin özgür iraden olmak zorundadır. Aslında tek kural budur diyebiliriz. Hatta kural doğru kelime değil. Bu aslında olandır. Bir şeyin ortaya çıkmasının 1 yolu yoktur. Herkes için kendi yolu vardır. Senin için yazmak bir yol. Çocukluğundan beri böyleydi hatırladın mı? Hatırlamak istiyorsanız çocukluğunuzda içinizden gelen/çekildiğiniz şeylere bakın. Sizi anda tutan, tam içinizden geldiği gibi coşku dolu hissetmenize sebep olan o şeyleri hatırlayın. Tıpkı vahşi hayvanların yavrularını vahşi hayata hazırlamak için yavruların önce avlanmaya, kaçmaya, yakalamaya benzer oyunlar oynaması gibi hayat size çocukken oyunlarınızla hayallerinizi gerçekleştirebilmenin mümkün olacağını gösterdi. Hayvanlar büyüdükçe doğalarına uygun davranıp avlanmaya başladı, siz ise doğanızdan ayrılıp hayallerinizi yadsımaya başladınız. İçgüdüleriniz yerine “dışgüdülerinizi” takip etmeyi seçtiniz. (Dışgüdü diye bir kelime hayatımda ilk defa kullanıyorum. Size verdiği hissi takip edin, sizin için o doğrudur)

Bunun için çocukluğumuzu hatırlamamız yeterli mi? 

– Bunun için çabalamayın. Hala aynı çocuksunuz aslında. Değişen bedeninizdir. Çocukluğunuzda geliştirdiğiniz inançlar şu anda hayatınızı yönetmekte. Bunun farkına varanlarınız uyanışın bir evresini tamamladılar. İçinizden gelen çocukça şeylere dikkatinizi verin. Sizi yeteneklerinize götüreceklerdir. Bir insan için en kolay ve çabasız hayat kendi yeteneklerini sergileyebildiği yerdir.  O zaman doğadaki diğer canlılar gibi kendi potansiyeliniz ve eşsizliğinizi ortaya çıkarırsınız. Ve böyle bir hayat doyumsuzdur.

Bu uyanış hikayeleri kendi içinde hep aynı şeyleri tekrar ediyor gibi değil mi biraz?

– Doğru çünkü insan herşeyi tekrar ederek öğrenir. Beyniniz tekrar ederek öğrenir. Ne kadar spiritüel olursanız olun algıladıklarınızı zihin ve düşünce seviyesine çevirmek zorudasınız ki fiziksel dünyanızda yaratıma girmiş olsun. Bir yere gittiğinizde orada kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Bu enerjiyi duyguya dönüştürmüş olmanızdır. Duygularınızı düşünceye, düşücelerinizi ifadeye dönüştürürseniz çok daha sağlam bir yaratım sürecini gözlemleme şansınız olur. Hatta ifade ederek duygu ve düşüncelerinizi bulaştırabilirsiniz. Bu da kollektife doğru genişlemenizi sağlar. Sevgi genişlemeyi sever. Sevgiyi genişletmek insana kendini harika hissettirir. Tabi aynı şekilde korku da . O nedenle yaratıma sokmadan neyi genişlettiğinize dikkat etmelisiniz. Kendinize mümkün olduğunca çok odaklanın ve bu yeteniğinizi geliştirin.

İnsan kendisi vasıtasıyla ortaya çıkanın kaynaktan geldiğine inanmakta zorlanıyor. 

– Bunun sebebi yargılanmaktan korkmanız. Çok uzun süredir kaynaktan ve birbirinizden ayrı olduğunuza inanıyorsunuz. Son dönemde çıkan öğretiler kadar, tarihte çok az kişi size gerçekten kim olduğunuzu hatırlatacak bilgiler verecek bilinç seviyesine yükseldi ve paylaşmaya cesaret etti. Şimdi enerji değişiyor. Her parça kendi bütünlüğünün, bütünün geri kalanı ile olan bağlantısının ve bütünlüğün farkına varıyor.

Yazarken gözlerimin dolmasının sebebi ne?

– Kendi enerjinize odaklandığınızda kaynakla olan bağlantınızı hatırlıyor, yuvanın titreşimlerini hissediyorsunuz. Sevgi yüksek bir frekanstır. Duygularınızı yoğunlaştırması da bundan. Sevgiye yükseldiğinizde kendinizi evinizde hissedersiniz.

Bu yazıyı yayınlamayı deneyeceğim.

Bu dünyada senin içinden gelen herşey senin gerçeğindir. Kimsenin gerçeği olmak zorunda değildir. Biz nasıl ki sizi birşeye ikna etmeye çalışmıyorsak, kimseyi ikna etmek gerekmediğinizi anladığınızda hepiniz çok rahat edeceksiniz. 1 tane doğru yok. Herkesin kendi doğrusu var. Öğrenmek için tekrar etmek gerekir. genişlemek için de tekrar etmek gerekir. Tıpkı yoga yaparken aynı hareketi binlerce kez yapmanız (herkes kendi şekli, bedensel ve zihinsel ifadesi ile) ama 1.si ile 1000. si arasındaki hislerinizin ve beden realitenizin farklı olması gibi. Bir filmi 5 defa izleyip her izlediğinizde farklı birşey fark etmeniz gibi. Buna genişleme denir. Siz buraya genişlemeye geldiniz.

Neden çoğu ilişki mutsuz?

– Eşlerinizi daha önce tekrar ederek öğrendiğiniz duygu ve düşünce birikimlerinizi tekrar ederek seçiyorsunuz. Bu döngülerden çıkmak gerek. Kendi iç sesinize güvendikçe kolaylaşacak. Ama bunu tekrar etmeye başlamanız lazım.

Nereden başlamalı?

– Bu sorunun cevabı herkese göre farklılık gösterir. Sadece niyet edin. Hisleriniz sizi yönlendirecek ve kendinizi değişmeye başlamış bulacaksınız.

Bunu söylemesi kolay ama sonunda acı çekme riski yok mu?

– Acı oyunun bir parçası. Onu acı algınızı değiştirerek dönüştürebilir ve size hizmet edebilir hale getirebilirsiniz.

Nereden biliyorum?

– Çünkü artık sezgilerine güvenmeyi öğreniyorsun. Herkes hayatının bir yerinde artık mücadele etmekten yorulup teslim olur.. En büyük değişim ve dönüşüm oralardan başlamadı mı?

Başkalarını memnun etmek neden bu kadar önemli? 

– Kendi içinizden gelenleri ifade etmemeye eğitildiniz. Sisteminiz size öğretilmiş bilgileri tekrarlamanızı destekliyor. Moda dediğiniz şey size aynı şeyleri giyip birbirinize benzemeniz gerektiğini empoze ediyor. Benzerlerinizle bir araya gelerek kendinizi onaylanmış ve güvende hissediyorsunuz. Basitçe sürü psikolojisi sergiliyorsunuz. Bu anormal değil. Ama artık yaşamsal olarak hayatta kalabilmeniz için bu kadar temel (bence ilkel de diyebiliriz) içgüdülere sıkı sıkıya bağlı kalmaya ihtiyacınız yok. Doğadaki bütün kuşların aynı sesi çıkartmaya çabalayıp sonunda bunu başarabildiğini hayal etsenize. Bütün bitkilerin etraflarında gördükleri diğer bitkilere benzemeye çalıştığını ve üstün çabalarla bunu başardıklarını. Çok sıkıcı bir ortam olmaz mıydı? Size hayat mücadelesizdir derken bunu kastediyoruz aslında. Dünyada kendi orijinal halinden başka bir hale dönüşme çabası içinde olan tek tür insandır. Kendiniz olmaya izin verdiğinizde ve çeşitliliğinizin bir tehdit değil zenginliğiniz olduğunu anlamaya başladığınızda ki başladınız, hayatınız her bir birey için çok daha çabasız hale gelecektir.

Sevgiyle,

Yogini Hande

 

“Yüksek Benlikle Sohbetler 1 “Nasıl?”” için 10 yanıt

Sabah erkenden uyandım ve bu yazıyı okudum. Harika geldi. İçimdeki çocuk hep aynı değişen sadece bedenim. Teşekkürler Yogini Hande

Cocuklugumda cosku dolu hissetmeme sebep olan seylere yogunlasmak.. Sevgi frekansini bulmak, genislemek, bitkilerin ve kus civiltilarinin ve her birimizin essiz olmasi..Ne guzel hissettirdi bu yazi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir