Kategoriler
Kişisel

Yüksek Benlikle Sohbetler 9 “Yönünüzü Kaybetmiş Hissettiğinizde…”

Bazen insan yönünü kaybetmiş gibi hissediyor. Böyle zamanlarda ne tavsiye edersiniz?

– Yönünüzü kaybettiğiniz ve nereye gideceğinizi bilemediğiniz hissi kendi hayatınızdaki herşeyin merkezi olduğunuzu unuttuğunuzda ortaya çıkar. Hayat sizden doğru değil de, size doğru akan bir şeymiş gibi algılamaya başladığınızda… Zihninizdeki bu düşünce tarzını tersine çevirmeden tam olarak merkezlenmiş hissedemiyorsunuz.

Yön duygusu dünya realitesi ve 3 boyut algısına ait bir duygudur. Uzayın ortasında olduğunuzu hayal edin. Sizce orada bir yön var mı? Evrende hiç birşey bir diğerine doğru harekete geçmez ama evrendeki herşey birşeyleri kendine doğru çeker. Böylece çekme ve çekilme vardır. Siz ise kendinizi bir yere doğru itmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz.  Böyle düşünmeniz son derece normaldir.  Sisteminiz sizleri böyle eğitti çünkü böyle genel bir algı vardı. Ama artık bu algıyı değiştirme zamanı geldi. (Burada kendi merkezimizden yaratıma girmemiz kastediliyor. Bir çekim noktası olduğumuzu unuttuğumuzdan.. Ve bilin bakalım neyi kendimize doğru çekiyoruz? Dikkatimizi verdiğimiz ve odaklandığımız şeyleri!)

– Yani kendinizi itiştirmeyi bırakın mı diyorsunuz? Böyle oturup bekleyelim mi?

– Eğer oturup beklerken neyi beklediğinizi tam bilincinde olabilecekseniz (zihinsel ve duygusal olarak) evet oturup bekleyin. Zira bir amaç doğrultusunda hareket ederken çoğu zaman iyi hisleriniz ile çekildiğiniz şeyleri yapmıyorsunuz. Aslında olumsuz, pek iyi hissettirmeyen bir zorunluluk duygusu ile harekete geçiyorsunuz. Bu da “birşeye çekilmek” değil kendinizi birşeye doğru “itmek” oluyor. Diyoruz ki iyi hislerinizi aktif tutarak çekildiğiniz şeyleri yapmaya özen gösterin. Mümkün olduğunca arttırın. Zamanla yeni alışkanlığınız bu olur ve yaşam realiteniz buna göre yeniden düzenlenir.

Peki olumsuz duygular ya da zorunluluk hissinden nasıl kurtulacağız? MFÖ’nün bir şarkısı vardı, aklıma geldi şimdi: “Erken kalkmak  meeecburen, işe gitmek meeecburen, mecburen mecburen, mecburiyetten…”

– Siz değiştikçe şarkılarınız da değişecek. (Kendi yazdığın şarkı sözlerini hatırla 🙂 ) Tüm şarkılarınız sizin dışınızdaki durumlardan ve özellikle aşk söz konusu olduğunda hep diğerinden bahsediyor. Hiç içe yönlendiren şarkı sözü duydun mu? Son derece az sayıdadır.

Olumsuz duygular ve zorunluluk hissinden kurtulmak için ilk yapmak gereken şey onları yapmayı bırakmaktır. Zihin birşeyi bilmek için bir referans noktasına ihtiyaç duyuyor. Kısacası “ne istemediğini bilirsen, ne istediğini bilirsin” Hal böyle iken sen ne istemediğine odaklanırsan onu yaşamaya başlarsın. Negatif bir duygu o anda sana iyi gelen yolundan çıktığının bir göstergesidir. Kendini daha iyi hissettiğin bir seçim yapma zamanı geldiğinin bir sinyalidir o kadar.. Oysa siz o duyguların içinde kalıp, rakı masaları kurup şarkılarla daha da derinleşmeyi seçiyorsunuz. Bunlar hakkında hiçbir yargı yoktur. Tüm deneyimler kutsaldır. Ama hayattan daha fazla zevk almak için size acı değil zevk veren düşünceleri takip etmeniz, düşüncelerinizi bilinçli olarak seçmeye başlamanız lazım. Ve bu yoldan ilerlemeyi seçen ruhlar için şu anda tarihinizde hiç olmadığı kadar çok kaynak, bilgi ve yol gösterici var. Burada dikkat etmeniz gereken şey, artık yeni enerjide bir öğreti ya da bir lideri desteklemek/izlemek desteklenmemektedir. Herkesin kendi gücüne uyanması esastır ve sizi kendi iç gücünüze yönlendiren öğreti ve rehberleri seçmeniz yerinde olacaktır.

Farkındaysanız bu soru cevap akışı bile kendi içinde bir kutupluluk sergiliyor. Sorunun içinde kalıp kaybolup gidebilirsiniz. Ama “soru” cevap için bir “indikatör”, bir yol açıcı. Ve her cevap yeni bir soru için aynı işlevi görüyor. İşte negatif duygular da aslında aynı böyle. Pozitif duygulara doğru  bir “indikatör”, bir yol açıcı. Tabi orada kalıp bir ömür geçirebilirsiniz. Bir sebepten cevabını bulmak istemediğiniz bir soruyu/cevabına alan açmadığınız bir soruyu ömür boyu sorup durmak gibidir bu..

Peki diyelimki böyle yaptık. O zaman ne olur?  

–  Seçimleriniz hakkında yargılara sahip olan sadece sizlersiniz. Bu yaşamı nasıl yaşamak istediğiniz sizin özgür seçimiz olmalıdır. Tanrı gözünden bakan için, bu sorunun cevabı “tüm seçimlere saygı duyulur” olur. Herşey sistemin mükemmelliğinde sadece oluyordur.

Devam edecek,

Sevgiyle,

Yogini Hande

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir