Kategoriler
Kişisel

“Yüksek Benlikle Sohbetler 12” Bildiğin cevabın peşine takıl!

-Neden bazen hep olumsuzluk görüyorum? Neden bazen hiç yapıcı ve yaratıcı olamıyorum?

– Varsaydığın şeyleri sorunun içinde görüyorsun değil mi? Neden “böyleyim” dediğin her “böyle” kendin hakkındaki inancındır. Ve biliyorsun ki kendin hakkındaki her inancın, sadece kendin hakkında fazlaca pratik edilmiş/tekrar dilmiş  bir düşüncedir. Biyolojik olarak bir nöron-snaps bağlantısından başka birşey değildir. Biliyorsun ki birşeye inanmak için onun kanıtına ihtiyacın yok. O zaman birşeyi kanıtlamadan da öyle olacağını bilebilirsin/inanabilirsin. Bunu olumsuz tarafta çok deneyimledin. Henüz kanıt olmadan “olmayacağını” düşünmeyi seçtin. Demek ki henüz kanıt olmadan bir şeyin “olacağını” da düşünmeyi seçebilirsin. Arada bir seçim farkı kadar mesafe var. Sonra da yeni seçimini güçlendir. Her defasında yeniden düşünerek, kanıt olmadan/görünmeden/henüz ortaya çıkmadan olduğuna/olacağına inandığın çok şey var öyle değil mi? Bütün dünya onların tersini söylerken sen nasıl kendi bildiğine inanıp onu yaratıyorsun? Ve yaşam da seni destekliyor?

-Hislerime güveniyorum. İçimde inandığım şeylerin gerçek olduğu ile ilgili yoğun bir duygu oluyor. Ve kanıtları da hep geldi arkasından..

– O zaman yine bulmak istediğin cevaplara ait sorular sor. Yani cevabın gerçekliğinden şüphe etmeden.. Bugüne kadar hep bildiğin/ hissettiğin sana iyi geleceğine inandığın cevabın peşinden gittin ve nasıl olacağı ile ilgili düzenlemeler yaşamdan geldi değil mi?

–  Evet..

– O zaman bildiğin cevabın peşine takıl. Ama yolda herşeyin nasıl olacağını büyük planı kimin düzenlediğine inanıyorsan ona bırak.

Devamı gelecek..

Sevgiyle,

Yogini Hande

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir