Kategoriler
Kişisel

Yüksek Benlikle Sohbetler 13 “Kendi Doğanıza Kulak Verin”

Bilin ki; nasıl tiyatro sanatçıları sahneye çıkmadan önce oynayacakları rolün karakterini iyice çalışır, repliklerini güzelce ezberler, diğerleri ile olan ilişkilerinin ne olduğunun aslında tiyatroyu izleyenlere bir duygu yaşatmak için olduğunu bilirler.. İşte biz de size diyoruz ki; siz de bu dünyaya oynayacağınız role girmeye geliyorsunuz. Ama burada doğaçlama bir oyun sergileniyor. Ve oyunun izleyen izleyiciler yine sizsiniz. Her zaman senaryoyu, kendiniz daha eğlenceli ve mutlu olacağınız şekilde değiştirmek için rolünüzü değiştirebilirsiniz. O yüzden değişimden, değişmekten korkmayın. Nasıl ki siz bebekken bebek odanız vardı, çocukluğa büyüdüğünüzde çocuk odanız oldu. Sonra ergenliğe girdiğinizde artık çocuk odanız sizi yansıtmıyordu ve dekoru kendi kimliğinize göre değiştirmenin yolu açıldıysa… Nasıl ki her kimlik dönemine göre kıyafet tarzınız, arkadaşlarınız, gittiğiniz yerler kendiliğinden çabasızca ve iyi hissettirerek değiştiyse..  Her zaman, her konuda aslında aynı süreç işlemektedir. Ama önce siz duygusal olarak olgunlaşmanıza ve yeni sizin ortaya çıkmasına izin vermelisiniz. Bunun getireceği çatışmaları doğal karşılayın ve acıya ve kaybetme korkusuna tutunmak yerine büyümenin ve değişimin keyfine odaklanın. 

Zaten engelleyemezsiniz ama biz diyoruz ki; içinizdeki değişime değişen parçaya direnmeyin. Nedense yetişkin olduktan sonra, hep aynı işi yapıp, her gün aynı şeyleri tekrarlamanın daha garanti bir hayat olduğuna inanıp, hep aynı döngülerin içinde kalmaya çalışıyorsunuz. Oysa ki bu tutum sizi bebeklikten çocukluğa, çocukluktan ergenliğe geçmeyi engellemeye çalışsaydınız nasıl mutsuz, sağlıksız ve yaşamın doğal akışı ile uyumsuz kılardı idiyse, yetişkinlikte de işte size tam olarak aynı şeyi yapıyor. Sizi hayatınızın doğal akışı (HY: Burada doğal olgunlaşma, gelişim ve değişim ihtiyacımız kastediliyor) ile uyumsuz kılıyor.

Artık sizin için  neşenize, keyfinize, coşkunuza hizmet etmediğini hissettiğiniz şeyleri değiştirmek için gönüllü olun. Bu harika başlangıçtan sonra, izin verin bu gönüllü olma haliniz, sizi mutlu hisseden bir insan yapsın. Göreceksiniz ki önce siz farklı hissetmeye başlayacaksınız. Sabah mutsuz gittiğiniz işinize mutlu bir insan olarak gitmeye başladığınızda, aynı çocukken odanızın dekorunun değişmesi gibi, hayat sizin yaşadığınız dekoru da değiştirecek. Birazcık zaman verin sadece ve bütün bunlar olurken, oyunu izleyen parçanızla da bağ kurup, onun gözünden hayatınıza bakıp, olduğunuz yerin sadece eğlenmeye geldiğiniz bir tiyatro sahnesi olduğunu görün. İzleyin ve hep şunun bilincinde kalın: İçinde olduğunuz senaryo ve dekoru değiştirmeniz için kendi oynadığınız rolü değiştirme şansınız her zaman var. Yaşamın ilk yıllarında bebeklikten çocukluğa, oradan ergenliğe, oradan da yetişkinliğe geçerken buna direnmiyordunuz ve etrafınız da sizi destekliyordu.  Sonra değişimi kapatmak isteyen sistemin bir parçası oldunuz. Artık kimse sizi değişmeniz (duygusal büyümeniz) için desteklemediği gibi tam tersi cezalandırıyor.. İşinizi kaybetme, gelirinizden olma, sevdiklerinizin sizi artık kabul etmeyeceği, sevmeyeceği, onların istediği gibi biri olmayacağınız için yalnız ve terk edilmiş kalacağınız inancı.. Bunların hepsi size öğretildi. Ama gerçek bunların çok ötesinde.. Şimdi sizi çağıran doğanıza kulak verin. Oyunu izleyen parçanızla bağlantı kurun. Ve kim olmak istediğinizi özgürce seçin. Çok ama çok keyif alacaksınız. 

Sevgiyle,

Yogini Hande

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir